Yazan: Muhammet Öz · Orman Mühendisi · B Sınıfı İSG Uzmanı · Kereste Üreticisi · · 7 dk okuma
Sonbahar Dikimi: Ağaç ve Çalı Ne Zaman Dikilir?
İstanbul'da ağaç ve çalı dikmek için en uygun dönem, toprağın hâlâ ılık, havanın serin olduğu ekim ve kasım aylarıdır. Her dem yeşil türleri eylül sonu ile ekim arasında, yaprak dökenleri ekim ve kasımda, çıplak köklü fidanları ise kış dinlenmesinde dikeriz. Dona hassas türleri ilkbahara bırakırız.
Kendi bahçeniz için bir sorunuz mu var? WhatsApp'tan yazın ya da ücretsiz keşif isteyin.
Neden sonbahar?
İstanbul’da ağaç ve çalı dikmek için yılın en rahat penceresi sonbahardır. Yaz boyunca ısınan toprak ekim ve kasımda hâlâ ılıktır; hava ise serinlemiş, buharlaşma azalmıştır. Bu ikisi bir araya geldiğinde bitkinin toprak üstündeki kısmı yavaşlarken kökleri çalışmaya devam eder. Kış boyunca yeni toprağa tutunan bir fidan, ilkbaharda sürgün vermeye hazır bir kök sistemiyle uyanır. Aynı fidanı mayısta diktiğinizde ise ilk işi, daha kök salmadan yaz sıcağına ve kuraklığa dayanmak olur.
Sonbahar yağmurları da işin bir parçasıdır. Ekimden itibaren gelen yağış, yeni dikilen bitkinin sulama yükünü hafifletir. Yine de yağmura tamamen güvenmek doğru olmaz; bazı sonbaharlar kurak geçer ve ilk haftalarda kök bölgesinin nemli kalması gerekir.
Takvim: hangi bitki ne zaman?
İstanbul’un geniş bir iklim yelpazesi vardır; kuzeydeki serin bölgelerde ilk kırağı, kıyıdaki ilçelere göre daha erken düşer. Bu yüzden aşağıdaki takvimi bölgenize göre birkaç hafta kaydırmak gerekebilir. Genel çerçeve şöyledir:
- Eylül sonu ve ekim: Her dem yeşil ağaç ve çalılar (defne, taflan, şimşir, mazı gibi) ve kozalaklılar. Yapraklarını kışın da taşıdıkları için kök salmaya soğuk gelmeden başlamaları iyi olur.
- Ekim ve kasım: Yaprak döken ağaç ve çalılar (ıhlamur, akçaağaç, erguvan, süs kirazı, ortanca gibi). Yaprak dökümüyle birlikte dikim için en rahat dönem başlar.
- Ekim ve kasım: Lale, nergis ve sümbül gibi ilkbaharda açan soğanlılar. Toprak soğumaya başladığında dikilirler.
- Kasım ile şubat arası: Çıplak köklü (tüpsüz) fidanlar. Yalnızca bitki dinlenmedeyken ve toprak donmuş ya da çamur halinde değilken dikilir.
Tüplü ya da saksılı bitkiler aslında yılın çoğu zamanında dikilebilir; sonbahar bu bitkiler için de en az riskli dönemdir. Konumunuza hangi türün uyduğunu görmek isterseniz ilçeye göre bitki seçimi aracı mikro-iklime göre bir liste çıkarır.
Kıyı ile kuzey arasındaki fark
İstanbul’da aynı hafta içinde iki farklı ilçede dikim yapmak, iki ayrı iklimde çalışmak gibidir. Marmara ve Boğaz kıyısındaki bahçelerde deniz sonbaharı uzatır; toprak daha geç soğur ve dikim penceresi kasım sonuna kadar açık kalabilir. Buna karşılık Belgrad Ormanı çevresi, Çekmeköy ve Şile’nin iç kesimleri gibi serin ve nemli bölgelerde kırağı daha erken düşer; buralarda dikimi mümkün olduğunca kasım başına kadar bitirmeye çalışırız. Batıdaki açık ovalarda ise sorun soğuktan çok rüzgârdır. Silivri, Çatalca ve Arnavutköy gibi yerlerde genç ağaçları kazıkla desteklemek ve önce rüzgâr kıran bir bitki sırası kurmak işi kolaylaştırır.
Sonbahara bırakılmaması gerekenler
Her bitki sonbahar dikimine uygun değildir. Dona hassas türler, köklerini salmadan kışa girerse zarar görebilir. Begonvil, genç narenciye, bazı palmiye türleri ve sıcak iklim çalılarını ilkbahar sonuna, toprak ısındıktan sonraya bırakmayı tercih ederiz. Bu türler İstanbul’un kıyı ilçelerinde yetişebilir, ama yeni dikildikleri ilk kış en kırılgan oldukları dönemdir.
Su tutan, ağır killi toprakta da dikimi aceleye getirmemek gerekir. Kış yağmurlarıyla dolan bir dikim çukuru, kökü boğan küçük bir havuza dönüşür. Böyle bir bahçede önce drenajı çözmek, dikimi ondan sonra yapmak gerekir; su birikmesinin nasıl anlaşılacağını bahçede su birikmesi ve drenaj yazısında anlattık.
Dikimden önce: toprağı ve yeri okumak
Dikime başlamadan önce üç şeye bakarız: toprak, su ve ışık. Toprağın killi mi kumlu mu olduğunu anlamak için bir çukur açıp elle yoklamak çoğu zaman yeter. Ardından çukuru suyla doldurup ne kadar sürede boşaldığını izleriz; su bir gün sonra hâlâ duruyorsa o noktada drenaj sorunu vardır. Işık için gün içinde yerin kaç saat güneş aldığına bakmak gerekir. Gölgeyi seven bir ortancayı tam güneşe, güneş isteyen bir lavantayı ağaç altına dikmek, en özenli dikimi bile boşa çıkarır. Toprak tipine göre tür seçimini toprağa göre bitki seçimi yazısında ayrıntılı ele aldık.
Fidan seçerken nelere bakmalı?
İyi bir dikim, iyi bir fidanla başlar. Fidanlıkta ya da teslimde üç şeye bakarız. Birincisi kök topu: tüpten hafifçe çıkarıldığında toprak dağılmamalı, kökler beyaz ve canlı görünmeli, tüpün dibinde kalın bir kök yumağı oluşmamış olmalıdır. İkincisi gövde: kabukta ezik, yarık ya da bağ izi olmamalı, tepe sürgünü kırılmamış olmalıdır. Üçüncüsü boy ile kök arasındaki denge: küçük bir tüpte uzun boylu bir fidan, kök sistemi gövdesini taşıyamadığı için dikimden sonra uzun süre bekler.
Daha büyük fidan her zaman daha hızlı sonuç demek değildir. Genç ve orta boy fidanlar yeni yerlerine çoğu zaman daha kolay uyum sağlar; birkaç yıl içinde büyük dikilen bir akranını yakalayıp geçtikleri bile olur. Hemen gölge ya da mahremiyet istenen noktalarda olgun ağaç tercih edilebilir, ama bu durumda kök topunun büyüklüğü, taşıma ve dikim sonrası sulama ayrıca planlanmalıdır.
Adım adım doğru dikim
- Çukur: Kök topunun iki üç katı genişliğinde, ama kök topundan derin olmayacak şekilde açılır. Geniş çukur, köklerin yana yayılmasını kolaylaştırır.
- Derinlik: Gövdenin köke geçtiği bölüm (kök boğazı) toprak seviyesinde kalmalıdır. Sahada en sık gördüğümüz hata, ağacın fazla derine gömülmesidir; gömülen gövde zamanla çürür ve ağaç yıllarca geriler.
- Kök topu: Tüpten çıkan bitkinin kökleri tüpün şeklini almış, kendi etrafında dönmeye başlamışsa hafifçe açılır. Aksi halde kökler yeni toprağa geçmek yerine dönmeye devam eder.
- Dolgu: Çukur mümkün olduğunca yerin kendi toprağıyla doldurulur. Çukuru tamamen hazır toprakla doldurmak, kökün o yumuşak bölgenin dışına çıkmak istememesine yol açabilir; toprak iyileştirmesi gerekiyorsa çukura değil daha geniş bir alana yapılır.
- Can suyu: Dikimden hemen sonra toprak iyice sulanır; bu, kökün çevresindeki hava boşluklarını kapatır.
- Malç: Kök bölgesine 5 ile 8 santim kalınlığında çam kabuğu ya da benzeri bir malç serilir, ama gövdeye değdirilmez. Malç nemi korur ve toprağı kış soğuğuna karşı yalıtır.
- Destek: Rüzgâr alan yerlerde genç ağaca kazık konur; bağ gevşek tutulur ve bir yıl sonra kaldırılır. Sıkı ve uzun süre kalan bağ, gövdeyi keser.
Soğanlılar: derinlik ve yer
Lale, nergis, sümbül ve çiğdem gibi ilkbaharda açan soğanlıların dikim zamanı da sonbahardır. Burada pratik bir kural işe yarar: soğan, kendi boyunun iki üç katı derinliğe, sivri ucu yukarı bakacak şekilde dikilir. Soğanlılar ıslak toprağı sevmez; su tutan bir yatağa dikilen soğan kışın çürüyebilir. Bu yüzden iyi drene olan, güneş alan bir yer seçmek ve gerekirse yatağı biraz yükseltmek gerekir. Tek tek ve düz sıralar yerine beş on soğanlık gruplar halinde dikmek, ilkbaharda çok daha doğal ve dolgun bir görüntü verir.
Dikimden sonraki ilk haftalar
Sonbaharda dikilen bitkinin sulaması yazdakinden çok daha azdır, ama sıfır değildir. Yağmur yağmayan haftalarda toprağı parmakla birkaç santim kazıp kontrol etmek en güvenilir yöntemdir: nemliyse beklenir, kuruysa derin bir sulama yapılır. Kışa girerken otomatik sulama hattı boşaltılsa bile yeni dikilen bitkilerin elle kontrolü sürmelidir.
Gübre konusunda sonbaharda ölçülü davranırız. Dikim çukuruna yüksek azotlu gübre koymak, bitkiyi kışa girerken taze ve yumuşak sürgün vermeye zorlar; bu sürgünler ilk soğukta zarar görür. Kök gelişimini destekleyen dengeli, düşük azotlu bir uygulama yeterlidir; ayrıntıları sonbahar gübreleme yazısında bulabilirsiniz. Dikim sırasında budama da yalnızca kırık ve hasarlı dallarla sınırlı kalır; şekil budaması bir sonraki sezona bırakılır.
Kış yaklaşırken yeni dikilen bitkiler için yapılacakları, sulama hattının boşaltılması ve don örtüsüyle birlikte bahçeyi kışa hazırlama rehberinde anlattık.
Sonbahar çim için de iyi bir mevsim
Ağaç ve çalılar gibi çim de sonbaharı sever. Serin hava ve ılık toprak, tohumla ekilen çimin çimlenmesi için uygun koşulu sağlar; yazın yakıcı sıcağı olmadığı için genç çim daha kolay yerleşir. Hızlı sonuç istenen alanlarda rulo çim serimi de sonbaharda iyi tutar; burada da başarının anahtarı serimden önceki toprak hazırlığı ve drenajdır.
Ne zaman profesyonel destek almalı?
Birkaç çalı ya da bir meyve fidanı dikmek çoğu bahçe sahibinin kendi başına yapabileceği bir iştir. Büyük boy ağaçlar, eğimli parseller, drenaj sorunu olan zeminler ya da bahçenin baştan düzenleneceği durumlar ise planlı bir uygulama ister. Bu işleri peyzaj uygulama kapsamında tür seçiminden dikime kadar tek elden yürütüyor, dikimden sonraki ilk yılı periyodik bahçe bakımı ile takip ediyoruz. Yeni dikilen bir bitkinin en kritik dönemi ilk yılıdır; bu dönemi düzenli kontrolle geçirmek, kalıcı bir bahçenin yarısıdır.
Kurucu Ortak · Orman Mühendisi · B Sınıfı İSG Uzmanı · Kereste Üreticisi notu
Sonbahar dikiminde en çok dikkat ettiğim şey derinlik. Tüpten çıkan fidanı çukura koymadan önce gövdenin köke geçtiği noktayı bulur, toprak seviyesinde kalacak şekilde yerleştiririm. Fazla derine dikilen bir ağaç ilk yıl iyi görünse de birkaç yıl içinde gerilemeye başlar; bu hatayı sonradan düzeltmek, baştan doğru dikmekten çok daha zordur.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul'da ağaç dikmek için en iyi ay hangisi?
Çoğu ağaç ve çalı için ekim ve kasım en rahat aylardır: toprak hâlâ ılık, hava serin ve yağışlar başlamıştır. Kuzeydeki serin bölgelerde dikimi kasım başına kadar bitirmek, kıyı ilçelerinde ise kasım sonuna kadar sürdürmek mümkündür.
Sonbaharda dikilen ağaç kışın donar mı?
İstanbul iklimine uygun, kışa dayanıklı türler sonbaharda dikildiğinde kışı genellikle sorunsuz geçirir; kökleri kış boyunca toprağa tutunur. Begonvil, genç narenciye ve bazı palmiyeler gibi dona hassas türleri ise ilkbahar sonuna bırakmak daha güvenlidir.
Yeni dikilen ağacı kışın sulamak gerekir mi?
Yağışlı haftalarda gerekmez, ama kurak geçen sonbahar ve kış haftalarında gerekir. Toprağı parmakla birkaç santim kazıp kontrol etmek yeterlidir: kuruysa derin bir sulama yapılır, nemliyse beklenir.
Dikim çukuruna gübre konur mu?
Yüksek azotlu gübre konmaz; bitkiyi kışa girerken yumuşak sürgün vermeye zorlar ve bu sürgünler soğukta zarar görür. Kök gelişimini destekleyen dengeli, düşük azotlu bir uygulama yeterlidir.
Çıplak köklü fidan ile tüplü fidan arasındaki fark ne?
Çıplak köklü fidan topraksız satılır ve yalnızca bitki dinlenmedeyken, kasım ile şubat arasında dikilir. Tüplü ya da saksılı fidan kök topuyla gelir; yılın çoğu zamanında dikilebilir, ama sonbahar onun için de en az riskli dönemdir.
