BİTKİ REHBERİ
Japon Akçaağacı (Acer palmatum) Bakımı ve Yetiştirme
Japon akçaağacı, ince dilimli yaprakları ve sonbaharda kırmızıdan turuncuya dönen rengiyle küçük bahçelerin en zarif odak ağaçlarındandır. İstanbul’da öğle güneşinden ve kuru rüzgârdan korunan, nemli ama drene bir köşede ya da geniş bir saksıda uzun yıllar sağlıklı kalır.
Işık ve konum
Sabah güneşi alan, öğleden sonra gölgeye geçen ya da büyük ağaçların altındaki süzgeçli ışıkta en iyi görünür. Öğle ve ikindi güneşinin doğrudan vurduğu köşede yapraklar yazın kenarlarından kahverengileşir; buna yaprak yanığı denir ve ince dilimli çeşitlerde daha sık görülür. Kırmızı yapraklı çeşitler rengini korumak için biraz daha ışık ister, koyu gölgede yeşile çalar. İstanbul’da güneye bakan cam cepheler ve açık renkli duvarların yansıttığı sıcak da yanığı artırır; doğu ya da kuzey yönlü bir konum genellikle daha güvenlidir.
Su ve sulama
Toprağın sürekli hafif nemli kalmasını ister; toprak ne kuruyup çatlamalı ne de göllenmelidir. Yaz aylarında seyrek ama derin sulama, sık ve yüzeysel sulamadan iyidir, çünkü derin sulama kökleri aşağıya yönlendirir. Kök bölgesine serilen organik malç toprağı serin tutar ve buharlaşmayı azaltır. Saksıdaki ağaç toprağa dikilene göre çok daha çabuk kurur; İstanbul’un sıcak ve rüzgârlı yaz günlerinde sık kontrol edilir. Kuru rüzgârla birleşen susuzluk, güneşten sonra yaprak yanığının en sık nedenidir.
Toprak ve İstanbul’da dikim zamanı
Hafif asidikten nötre kadar, humusça zengin, gevşek ve iyi drene olan toprağı sever. Kireçli ve sert toprakta yaprak damarları yeşil kalırken aradaki doku sararabilir; bu, besin alımının zorlaştığının işaretidir. İstanbul’un kuzey kesimlerindeki killi ve asidik orman toprağı türün isteğine yakındır, ama ağır kilde drenaj kompost ve ince çakılla açılır. Saksıda yetiştirmeye çok uygundur: geniş drenaj delikli, yeterince derin bir saksı ve hafif asidik, süzek bir harç seçilir; kökler saksıyı doldurdukça birkaç yılda bir saksı büyütülür.
Bakım: budama, gübre, kışlatma
Az budama ister; doğal formu en güzel hâlidir. Gerekli budama kış dinlenmesinde, yapraklar döküldükten sonra ve özsu yürümeye başlamadan yapılır; kuru, kırık ve birbirine sürtünen dallar alınır, taç seyreltilir ama kısaltılmaz. İlkbaharda yapılan kesimlerden özsu akabilir. Gübre ölçülü verilir; fazla azot yumuşak ve yanmaya açık sürgün üretir. Sonbahar rengi çeşide göre kırmızı, turuncu ya da sarıdır; serin geceler ve yeterli ışıkla daha parlak çıkar. Yanan yaprak kenarları o yıl düzelmez, ama doğru konumda yeni yapraklar sağlıklı çıkar.
İstanbul’da hangi bölgede tutar?
İstanbul’un kuzey orman kuşağında, Sarıyer ve Beykoz gibi serin, nemli ve asidik topraklı bahçelerde en rahat yetişir. Kent kuşağında rüzgârdan korunan iç avlular, apartman bahçelerinin gölgeli köşeleri ve geniş saksılar uygundur; açık terasta sıcak ve rüzgâr birlikte yaprağı yakar. Kıyıda tuzlu esinti doğrudan yaprağa vurduğunda yanık hızla artar, bu yüzden yalnız binanın arkasında kalan korunaklı iç bahçelerde kullanılır. Batının sıcak, kuru ve rüzgârlı ova kesiminde ise ek gölge ve düzenli sulama olmadan zorlanır.
Japon Akçaağacı (Acer palmatum) için doğru komşuları ve birlikte iyi duracak türleri denemek isterseniz bitki uyum aracını, bölgenize uygun türleri görmek için ilçeye göre bitki seçimi aracını kullanabilir; tüm türler için bitki rehberine göz atabilirsiniz.
